İki insan arasında yalnızca sözlü iletişim yoktur. Zihinler görünmeyen bir enerji ağı üzerinden de temas kurar. Bu temas düşünce, duygu ve niyet biçiminde akar. Birinin enerjisini hissettiğimiz o anlar, içimizde beliren ani duygular veya bir kişinin aklımıza sebepsizce düşmesi zihinler arası enerji aktarımının doğal yansımalarıdır. Bu aktarım fiziksel temas gerektirmez. Mesafe fark etmez. İki zihin aynı frekans alanına girdiğinde enerji akışı kendiliğinden başlar.
Zihinler arası enerjinin ilk kaynağı duygudur. Duygular düşüncelerden daha hızlı ilerleyen bir titreşime sahiptir. Bir kişi seni yoğun bir şekilde düşünüyorsa duygusal alanı genişler ve bu genişleme senin enerji alanına temas eder. Bu temas içsel bir dalga gibi hissedilir. Kalp bölgesinde ani bir sıcaklık, bilinçte ortaya çıkan hafif bir baskı ya da birinin yüzünün zihinde canlanması genellikle bu enerji aktarımının işaretidir. Zihinsel sinyal bir anda gelir ve çoğu zaman nereden geldiğini anlayamazsın.
Enerji aktarımının en güçlü olduğu durumlar genellikle iki insan arasında sıkı bir bağ olduğunda ortaya çıkar. Duygusal yakınlık, güven, geçmişte yaşanmış yoğun deneyimler veya ruhsal uyum enerji akışını hızlandırır. Bu bağ sayesinde düşünceler yalnızca zihinde kalmaz, karşı tarafa bir titreşim olarak ulaşır. Bu nedenle bazı insanlar birlikte olmasalar bile birbirini sürekli hisseder. Birinin enerjisindeki değişim anında diğerine yansır.
Zihinsel odaklanma enerji aktarımını daha belirgin hale getirir. Bir kişi başka birine niyetle odaklandığında zihin enerjisini hedefe yöneltir. Bu yönelim karşı tarafın enerji alanında bir iz oluşturur. Alıcı bu izi çoğu zaman sezgisel bir his olarak algılar. Bir anda merak duyması, içsel bir çekilme yaşaması ya da belirli bir duygunun kaynağını anlamadan etkilenmesi bu iz sayesinde olur. Odaklanma enerjiyi daha keskin hale getirir ve sinyal daha net ulaşır.
Alıcı tarafın açıklığı bu süreci etkileyen bir diğer faktördür. Kişi zihnen sakin, duygusal olarak dengede ve enerjik olduğunda sinyalleri daha kolay hisseder. Zihin gürültülü olduğunda ya da kişi kendi duygularına kapandığında enerji aktarımı yine olur ama algılanması zorlaşır. Bazı günlerde yoğun şekilde hissedilen telepatik temasın bazı günlerde neredeyse kaybolmasının nedeni çoğu zaman bu zihinsel ve duygusal dalgalanmalardır.
Zihinler arası enerji aktarımı zorlayıcı bir süreç değildir. Tam tersi, doğal bir akıştır. İnsan bilinci sürekli olarak sinyal gönderir ve sinyal alır. Çoğu sinyal fark edilmeden geçer, bazıları ise yoğunlaşır ve bilince yükselir. Bu yükseliş bir duygu, bir görüntü, bir düşünce ya da hızla gelen bir sezgi şeklinde ortaya çıkar. Enerji aktarımı zihnin evrensel yapısının bir parçasıdır ve iki zihin aynı titreşimde buluştuğunda bu aktarım daha güçlü, daha net ve daha hissedilir hale gelir.