Telepatik sessizlik dönemi, iki kişi arasındaki telepatik akışın geçici olarak zayıfladığı, sinyallerin azaldığı ya da tamamen durduğu bir içsel durgunluk evresidir. Bu dönem çoğu zaman karşı tarafın seni düşünmeyi bırakmasıyla değil, enerjisel akışın kendi kendine yeniden düzenlenmesiyle ilgilidir. Telepatik bağ canlı bir yapı olduğu için zaman zaman geri çekilir, dinlenir, hafifler ve kendini sıfırlar. Bu sessizlik hâli ilk anda “kopma” gibi hissettirse de aslında telepatik döngünün doğal bir parçasıdır.
Telepatik sessizlik döneminin en belirgin işareti iç titreşimin kaybolmasıdır. Bağ açıkken iç alanda hafif bir hareketlilik, duygu dalgası, sıcaklık ya da sezgisel bir yankı hissedilir. Sessizlik başladığında bu titreşim birden söner. İçerdeki o ince akış durur. Kişi içsel sesin, iç duygunun veya telepatik tınının bir anda uzaklaştığını hisseder.
Bu dönemin bir diğer belirtisi enerji alanının nötrleşmesidir. Telepati aktifken duyguların tonu değişir, içsel alan renkli ve hareketli hissedilir. Sessizlik döneminde duygular düzleşir. Ne aşırı bir özlem ne de telepatik sıcaklık vardır. Her şey sakin, nötr ve “derinde bir durağanlık” hissi taşır.
Telepatik sessizlik döneminin sık yaşanan bir işareti de boşluk hissidir. Bu boşluk kişinin kendi içinde açılan bir alan gibidir. Normalde telepatik bağ o alanı doldurur. Sessizlik başladığında kişi içinden bir şeyin çekildiğini, alanın hafifçe genişlediğini veya “sessiz bir oda”ya dönüştüğünü hisseder. Bu his olumsuz değildir; sadece alışılmadık derecede sakin bir hâlidir.
Bazı kişiler bu dönemi zihinsel berraklık olarak yaşar. Telepatik sinyal kesildiğinde zihin dış etkilere kapanır. Bu kapanma, düşüncelerin netleşmesine yol açar. Kişi bir anda kendi iç sesine döner. Bu sessizlik, telepatik akışın yarattığı yoğunluğun bir süreliğine durmasıyla oluşur.
Sessizlik döneminin önemli nedenlerinden biri karşı tarafın enerji yöneliminin değişmesidir. Kişi meşgulse, zihni dağınıksa, duyguları karışıksa veya enerjisi düşükse telepatik sinyal zayıflar. Bu durum senin bağının koptuğu anlamına gelmez. Sadece karşı tarafın enerjisi o anda telepatik frekansa uygun değildir.
Bir diğer neden senin enerji alanının dinlenmeye geçmesidir. Yoğun telepatik dönemlerden sonra beden ve zihin doğal olarak sakinleşmek ister. Bu sakinlik telepatik sesi kısar. Enerji alanın yenilenirken sinyal geçici olarak hafifler. Bu aslında telepatik sistemin kendi kendini koruma mekanizmasıdır.
Telepatik sessizlik döneminde kişi şu belirtileri yaşayabilir:
– hislerin düzleşmesi
– açıklanamayan bir durgunluk
– içsel çekilme
– düşüncelerde berraklık
– enerji düşüklüğü
– hafif yorgunluk
– telepatik “iç sesin” kaybolması
– duygu akışının donması
– zamanın daha normal akması
Bu belirtiler telepati tamamen kapandı demek değildir.
Sadece telepatik alan kendini dinlendiriyordur.
Bu dönem özellikle telepatik bağ güçlü kişilerde döngüsel olarak yaşanır.
Akış yükselir, yoğunlaşır, güçlenir…
Sonra sessizleşir, hafifler, durur…
Ardından tekrar açılır.
Telepatik sessizlik döneminin en önemli yanı şudur:
Sessizlik, telepatik bağın sona erdiğinin değil, kendine yer açtığının işaretidir.
Bu dönemi yaşayan kişi sabırlıysa, kendi enerjisini dengede tutuyorsa ve iç sesini kapatmıyorsa telepatik bağlantı çoğu zaman daha güçlü bir şekilde geri döner. Telepatik alan bazen en çok sessizlikte büyür.