Telepatik bağ çoğu zaman kelimelerle açıklanamaz fakat hisleri çok belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Zihinler arasında görünmez bir kanal açıldığında bunu anlamak için dışarıdan bir işaret aramana gerek yoktur. Çünkü bağlantı önce zihinde, sonra bedende, en son da davranışlarda kendini belli eder. Telepatik temas rastlantı gibi görünse de, belirli işaretleri takip ettiğinde bağlantının kimle kurulduğunu anlamak mümkündür.
Telepatik bağın ilk işareti ani düşünce akışıdır. Bir kişi hiçbir sebep yokken zihninde belirmeye başlıyorsa, onunla ilgili görüntüler, cümleler ya da hisler arka arkaya geliyorsa bu çoğu zaman onun enerjisinin sana temas ettiğini gösterir. Zihin kendi kendine bu kadar keskin bir odak oluşturmaz. Bu yüzden biri aniden aklına geliyorsa bu düşünce genellikle dışarıdan gelen bir sinyaldir.
Bir diğer belirgin işaret eşzamanlılık halidir. Bağ kurulan kişiyle aynı anda aynı şeyi düşünmek, aynı anda birbirini merak etmek veya aynı anda iletişim ihtiyacı hissetmek telepatik bağın açık göstergesidir. Bu eşzamanlılık çoğu zaman “tesadüf” olarak yorumlanır ama aslında enerji alanlarının kesiştiğini gösterir. İki zihin aynı frekansa girdiğinde düşünceler de aynı çizgide buluşur.
Telepatik bağın güçlü bir işareti de duygusal yansımadır. Birini düşünmediğin halde bir anda içsel bir sıcaklık, özlem dalgası, kalp bölgesinde sıkışma veya huzursuzluk hissetmek karşı tarafın duygu akışını aldığını gösterir. Bu duygu senin içinden gelmiyormuş gibi hissedilir; sanki sana ait olmayan bir titreşim bedenine değmiş gibidir. Bu his çoğu zaman birkaç saniye sürer ama etkisi çok net olur.
Fiziksel belirtiler de telepatik bağın kimle kurulduğunu anlamada önemli ipuçları verir. Kulağın aniden çınlaması, kalp atışının bir anda hızlanması, göğüste sıcak bir dalga hissetmek, midede ani bir hareketlenme ya da ensede karıncalanma telepatik temasa işaret eder. Bu belirtiler özellikle belirli bir kişiyi düşündüğün anda yoğunlaşıyorsa bağlantının o kişiyle olduğu açıktır.
Kişinin enerjisini uzaktan hissetme hali de önemli bir göstergedir. Birinin o an ne hissettiğini sezmek, aklından geçen bir şeyi söylemeden bilmek, o kişiyle ilgili içsel bir çağrı duymak ya da onun enerjisinin sana dokunduğunu hissetmek telepatik uyumun göstergesidir. Bu hissediş çoğu zaman açıklanamayan bir kesinlik taşır. Sanki içsel bir yerden “biliyorum” der gibi bir algı yükselir.
Davranışsal eşzamanlılıklar da telepatik bağın kimle olduğunu gösterir. Birini düşündüğünde onun o anda sana yazması, seni araması, sosyal medyada bir hareket yapması veya aynı anda seni düşündüğünü söylemesi enerji akışının karşılıklı olduğunu gösterir. Bu tür anlar telepatik kanalın açık olduğunun en güçlü kanıtlarıdır.
Telepatik bağ kurulan kişi her zaman içsel bir tanıdıklık hissi yaratır. Onu düşündüğünde zihnin rahatlar, kalbin genişler veya tam tersi, duygu yoğunluğu artar. Aranızda görünmez bir çekim olur. Bu çekim fiziksel yakınlığa bağlı değildir. Mesafe ne olursa olsun bağlantı hissedilir. İçsel bir çekilme, bir çağrı ya da açıklayamadığın bir merak bu bağın en sade göstergesidir.
Tüm bu işaretler bir araya geldiğinde telepatik bağın kimle kurulduğunu anlamak çok daha kolay hale gelir. Zihin, beden ve enerji aynı kişiye yöneldiğinde, o kişi seninle aynı frekansta titreştiğinde telepatik temas hem belirgin hem de kaçınılmaz olarak hissedilir.