Telepati Ve Sezgi Çakrası zihinsel algının, içsel farkındalığın ve duyusal sezginin en yoğun şekilde birleştiği enerji merkezidir. Bu çakra üçüncü göz bölgesinde yer alır ve zihinler arası iletişimin kapısı olarak görülür. Sezgi çakrası ne kadar açık ve dengede olursa telepatik etkileşim de o kadar güçlü olur. Çünkü telepati, mantığın değil sezginin alanında çalışır. Bu alanın en aktif olduğu yer ise bu çakranın merkezidir.
Sezgi çakrası açık olduğunda kişi sadece kendi duygularını değil, dışarıdan gelen enerji dalgalarını da daha net hisseder. Bu dalgalar bazen bir düşünce kıvılcımı, bazen bir duygu baskısı, bazen de içsel bir uyarı şeklinde ortaya çıkar. Zihin bu enerjiyi görüntüye, hisse veya sezgiye dönüştürür. Telepatik mesajın ilk teması genellikle burada fark edilir. Kişi bir anda bir duygu, bir isim ya da bir görüntü hisseder ve bunun kaynağının kendisine ait olmadığını anlar.
Sezgi çakrasının dengesi bozulduğunda telepatik hisler karışmaya başlar. Kişi kendi duygularıyla karşı tarafın duygularını ayırt etmekte zorlanır. Zihinsel sislenme, karışık düşünceler, gereksiz korkular veya aşırı yorumlama eğilimi ortaya çıkar. Bu durumda telepatik sinyaller net bir şekilde alınamaz çünkü çakranın frekansı düşmüştür. Telepati her zaman yüksek titreşimde çalışır, bu nedenle sezgi çakrasının berrak olması gerekir.
Bu çakranın en belirgin göstergesi ani sezgilerdir. Hiçbir mantıklı açıklaması olmadan bir şeyi bilmek, bir kişinin ne hissettiğini aniden fark etmek veya bir olay olmadan önce içsel uyarı almak sezgi çakrasının aktif olduğunun işaretidir. Telepatik bilgi çoğu zaman sezgisel paketler hâlinde gelir. Zihin neyin doğru olduğunu kelime olmadan anlar. Bu anlayışın kaynağı üçüncü gözün duyusal açıklığıdır.
Sezgi çakrasını güçlendiren en önemli etken zihinsel sessizliktir. Zihin sakin olduğunda enerji daha net akar. Bu sessizlik telepatik algıyı artırır çünkü dış gürültü ortadan kalktığında dışarıdan gelen enerjiyi daha kolay fark edersin. Bir anda gelen kalp sıkışması, hafif bir sıcaklık, yüzüne düşen hafif bir baskı ya da alnında titreşim hissi telepatik enerjinin çakra alanından geçtiğinin göstergeleridir.
Bu çakra aynı zamanda imge ve sembol dilinin merkezidir. Telepatik imgeler burada netleşir. Bir yüz, bir anı, bir renk veya kısa bir sahne çoğu zaman bu çakra üzerinden hissedilir. Görüntüleri yorumlamak, hangi duygunun sana ait olduğunu bilmek ve dışarıdan gelen hisleri ayırt etmek hep bu merkezin dengesine bağlıdır. Üçüncü göz alanı açık olduğunda telepatik görüntüler çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar.
Telepati ve sezgi çakrası arasındaki bağ derindir çünkü sezgi çakrası zihinler arasındaki görünmez köprünün enerjik kapısıdır. Bu kapı açıldığında kişi hem kendi iç sesini hem de başkasının enerjisini daha net duyar. Telepatik temasın temeli duygunun titreşimidir ve bu titreşimi ilk algılayan yer bu çakradır. Bu yüzden telepatik yetenek geliştirmek isteyen herkes için sezgi çakrasını dengelemek en önemli adımdır.