Telepatik iletişimde düşünceler her zaman kelime şeklinde aktarılmaz. Bazı mesajlar semboller, işaretler veya kısa imgeler halinde gelir. Bu semboller bilinçaltının dili olduğu için çoğu zaman zihinsel aktarım sırasında daha doğal bir ifade biçimine dönüşür. Telepatik bağ kurulan kişi mesajı sembol şeklinde aldığında aslında karşı tarafın duygusunu veya niyetini görsel bir paket içinde algılar. Bu nedenle sembolik mesajlar hem güçlü hem de çok katmanlıdır.
Semboller genellikle kişinin iç dünyasıyla uyumlu bir şekilde belirir. Bir anahtar imgesi, kilitli bir duygunun açılması gerektiğini anlatabilir. Bir kuş, özgürleşme isteğini veya uzak bir çağrıyı temsil edebilir. Su sembolü, duyguların derinliğini ya da akış ihtiyacını gösterebilir. Bu imgeler doğrudan sözcüklerle ifade edilmese bile mesajın ana tonunu çok net taşır çünkü bilinçaltı sembolik dili kolayca tanır.
Telepatik semboller sadece görsel imgelerden oluşmaz. Bazen bir ses, bir ritim, bir tanıdık koku ya da beden üzerinde kısa bir titreşim hissi de sembolik mesaj kategorisine girer. Bu tür iletimlerde önemli olan ayrıntı, sembolün yarattığı ilk çağrışımı dikkate almaktır. Çünkü sembolik mesajlar genellikle ilk anda ortaya çıkan duyguyla çözülür. Zihin sembolü analiz etmeye başladığında telepatik akışın doğallığı bozulabilir.
Sembolik mesajların gücü, gönderen kişinin niyetiyle alıcının bilinçaltı arasında kurulan ince uyumdan gelir. Gönderen taraf bir duygu, bir özlem ya da bir iç çağrı taşıdığında bilinçaltı bunu bir sembole dönüştürerek aktarır. Bu dönüşüm kişinin farkında olmadan gerçekleşir ve karşı tarafın zihninde aynı titreşimle uyanır. Böylece iki kişi arasındaki iletişim daha sezgisel bir seviyeye çıkar.
Telepati ve sembolik mesajlar arasındaki ilişki, enerjilerin kendini en sade biçimde ifade etme çabasıdır. Semboller, zihnin karmaşık duyguları net bir imgeye dönüştürdüğü bir oto-çeviri sistemi gibidir. Bu sistem zamanla daha belirgin hale gelir ve kişi sembolleri tanımaya başladıkça telepatik mesajları çözme becerisi gelişir. Bu yöntem, telepatik iletişimde en derin ve en anlamlı bağlardan birini oluşturur çünkü semboller hiçbir zaman yanlış konuşmaz; her zaman duygunun özünü taşır.