Telepati ve déjà vu bağlantısı, zihnin zaman algısının genişlemesiyle ve sezgisel bilginin bilinçaltında daha önce işlenmiş olmasıyla ortaya çıkan özel bir durumdur. Déjà vu yaşandığında kişi o anı sanki daha önce yaşamış gibi hisseder. Telepati ise zaman ve mesafe ötesi sezgisel bir algı yaratır. Bu iki deneyim zihinsel farkındalığın aynı katmanında gerçekleştiği için birbirine benzer görünür. Telepatik bilgi çoğu zaman bilinçaltında önce hissedilir, bilinç ise bunu daha sonra fark eder. Déjà vu tam bu gecikmiş farkındalığın hissi gibidir.
Déjà vu yaşandığında zihin bir anlığına yoğun bir tanıdıklık hissi üretir. Bu tanıdıklığın kaynağı çoğu zaman telepatik sezgiyle ilgilidir. Kişi bir durumu daha önce hissetmiş, bir insanla ilgili sezgisel bir bilgi almış veya bir anı telepatik düzeyde algılamış olabilir. O bilgi bilinçaltında durur. Olay gerçek hayatta yaşandığı anda bilinç bu bilgiyi hatırlar gibi olur. Bu da déjà vu etkisini oluşturur.
Telepati ve déjà vu arasındaki en güçlü bağlantı, zihinsel zaman kaymasıdır. Telepatik algı çoğu zaman doğrusal olmayan bir zaman çizgisinde çalışır. Zihin bir olayı yaşanmadan önce sezgisel düzeyde algılayabilir. Bu bilgi anlık bir his, kısa bir görüntü veya bir iç titreşim olarak bilinçaltına yerleşir. Kişi olay gerçekleştiğinde bunu “ben bunu biliyordum” hissiyle deneyimler. Déjà vu bu sezgisel önceden bilmenin bilinçli yansımasıdır.
Bazı déjà vu anları telepatik uyumla da ilgilidir. Kişi güçlü bir telepatik bağa sahip olduğu biriyle bağlantı içindeyse karşı tarafın geçmişte yaşadığı bir anı, duygu veya düşünce dalgası zihnine yansıyabilir. Bu yansıma kişi için tanıdık bir his yaratır. O an daha önce yaşanmış gibi algılanır. Aslında yaşanan şey telepatik rezonansın yarattığı duyusal bir aktarım olabilir.
Déjà vu sırasında zaman yavaşlar, çevre sesleri hafif uzaktan gelir ve kişi birkaç saniyeliğine içsel bir odak yaşar. Telepati anında da benzer bir bilinç hâli ortaya çıkar. Bu benzerlik iki deneyimin zihnin aynı frekans katmanında gerçekleştiğini gösterir. Telepati sezgi merkezini açtığında zihin anlık olarak farklı bir bilinç derinliğine geçer. Déjà vu da aynı derinliğin kısa bir parlaması gibidir.
Telepati ve déjà vu bağlantısının diğer bir yönü bilinçaltı hafızadır. Zihin telepatik sinyalleri ilk geldiğinde bunları çoğu zaman bilinçli düzeyde fark etmez. Ancak bilinçaltı bu bilgiyi kaydeder. Olay ya da enerji tekrar ortaya çıktığında bilinç bu kaydı hatırlamaya çalışır. Tanıdıklık hissi bu anın sonucudur. Déjà vu’nun “sanki biliyordum” hissi telepatik bilginin geç fark edilmesinden kaynaklanabilir.
Bazı déjà vu anları ise telepatik sezginin yoğunlaştığı özel zamanlarda ortaya çıkar. Zihnin sezgisel kanalı açık olduğunda kişi çevresindeki enerjileri, insanların niyetlerini ve geleceğe dair küçük titreşimleri daha kolay algılar. Bu algı gerçek zamanla karşılaştığında déjà vu etkisi oluşabilir. Zihin bir süreliğine zamanın ötesine geçtiği için olayları tanıdık hisseder.
Telepati ve déjà vu arasındaki ortak nokta zihin ile bilinçaltı arasındaki geçiş kapısının açılmasıdır. Bu kapı açıldığında kişi hem sezgisel hem de zamansız bir farkındalık yaşar. Olay gerçek hayatta ilk kez yaşansa bile zihin bunu daha önce hissedilmiş bir deneyim gibi algılar. Bu yüzden déjà vu telepatik hassasiyeti yüksek kişilerde daha sık görülür.
Déjà vu her zaman telepatiyle ilgili değildir. Ancak telepatinin işlediği sezgisel katmanda ortaya çıktığı için birçok déjà vu deneyimi telepatik algının geçmişte attığı küçük bir iz olarak görülebilir. Zihin bu izi olay gerçekleştiğinde tanır ve kişi o tanıdıklığı güçlü şekilde hisseder. Telepatik bağlantı güçlendikçe bu tür zaman kaymaları ve tanıdıklık hissi daha sık yaşanabilir.