Telepatik iletişim yalnızca düşünce alışverişi değildir. Zihin, duygu ve enerji aynı sistem içinde aktığı için birinin enerjisini hissetmek, kendi alanına çekmek veya o kişiden gelen titreşimi bedeninde hissetmek telepatik temasın doğal bir parçasıdır. Enerji çekmek, karşıdaki kişinin duygu alanıyla seninkinin geçici olarak birleşmesi anlamına gelir. Bu durum istemeden bile yaşanabilir, özellikle de arada duygusal bağ, merak, özlem veya karmik bir çekim varsa.
Birinin enerjisini çekmenin ilk aşaması odaktır. Bir kişiyi düşündüğünde zihin enerjisini ona doğru yönlendirir. Bu yönelim karşı tarafın enerji alanında bir karşılık bulur. Karşı taraf bu çağrıyı bilinçli ya da bilinçsiz olarak hisseder. Bu his kimi zaman kalbinde ağırlık, kimi zaman içsel bir çağrı, kimi zaman da “biri beni düşündü” hissi şeklinde ortaya çıkar. Sen odaklandıkça enerji alanların birbirine yaklaşır ve zihinler aynı frekansta bir köprü kurar.
Enerji çekme anlarının en net işaretleri beden üzerinde ortaya çıkar. Bir anda gelen sıcaklık dalgası, kalp bölgesinde sıkışma, midede hafif bir hareketlenme, ense kökünde karıncalanma veya göğüste bir çekilme hissi enerjinin sana doğru aktığını gösterir. Bu hisler senin kendi duygundan değil, karşı zihnin enerji titreşiminden kaynaklanır. Telepatik temas güçlüyse bu belirtiler daha keskin olur.
Enerji çekmek çoğu zaman duygular üzerinden gerçekleşir. Sevgi, özlem, merak, bağlantı isteği ve içsel çekim enerjiyi hızlandırır. Duygusal frekans yükseldiğinde karşı tarafın duygusunu kendi duygun gibi hissedebilirsin. Bir anda özlem çöker, bir anda içsel bir huzursuzluk gelir, bir anda kalbinde bir kıpırdanma oluşur. Bu duyguların kaynağı sensin gibi görünse de çoğu zaman dışarıdan gelen bir akışın yansımasıdır.
Bazı insanlar enerjiyi bilinçli olarak çeker. Bunun için kullanılan en yaygın yöntem görselleştirmedir. Hedef kişinin enerjisini ışık gibi hayal edip kendi enerji alanına davet etmek, onunla aynı frekansta nefes almak, kalp bölgesinde bir bağlantı ışığı canlandırmak enerji akışını hızlandırır. Bu teknik telepatiyi güçlendirir ve karşı tarafın titreşimi sana daha net ulaşır.
Bazıları ise bilinçsizce enerji çeker. Bir kişiye aşırı odaklanmak, onunla zihinsel bir bağ kurmak, sürekli onu düşünmek veya duygusal olarak ona açık olmak enerjiyi otomatik olarak çeker. Bu kişiler çoğu zaman “onun enerjisini hissediyorum” der ama bunun nasıl olduğunu açıklayamaz. Enerji çekimi kendiliğinden olur çünkü zihin odaklandığı her şeyi enerji alanına davet eder.
Enerjiyi çekerken karşı taraf da seni hisseder. Bu his, ani bir sıcaklık, aklına düşme, açıklanamayan bir merak ya da sebepsiz bir duygu dalgası olarak ortaya çıkar. Bu yüzden iki kişi arasında güçlü bir telepatik bağ varsa enerjiler karşılıklı akar. Bir taraf çekerken diğer taraf gönderir; sonra roller değişir ve enerji iki zihin arasında döngü oluşturur.
Telepati ile birinin enerjisini çekmek manipülasyon değildir. Enerji yalnızca çağrıya yanıt verir. Eğer frekans uyumu varsa akış açılır, yoksa hiçbir şey olmaz. Bu yüzden enerji çekmek doğrudan zorlamayla değil, doğal rezonansla gerçekleşir. Zihinler birbirini hissederek aynı frekansta buluştuğunda enerji kendiliğinden akar ve bu akış telepatinin en güçlü boyutlarından biri haline gelir.