Telekinezi ile rüzgâr yaratma denemeleri, aerokinezi çalışmalarının en temel uygulamalarından biri olarak görülür. Bu denemelerde amaç, havanın doğal akışını zihinsel odakla etkilemek ve hafif bir rüzgâr hissi oluşturacak kadar hava hareketi meydana getirebilmektir. Rüzgâr yaratmak, doğrudan görünmez bir elementle çalışıldığı için diğer telekinetik uygulamalara göre daha farklı bir algı ve his gerektirir. Kişi bir nesneye etki etmek yerine havanın titreşimlerini sezerek kendi enerjisini bu titreşimle uyumlu hâle getirmeye odaklanır.
Rüzgâr denemelerine başlarken sessiz bir ortam seçmek önemlidir. Havanın doğal akışı, kapı aralıkları veya nefes hareketi gibi dış etkenler çok küçük bile olsa sonucu etkileyebilir. Zihin tamamen sakinleştikten sonra kişi, bulunduğu alanın içindeki havayı bir bütün olarak hissetmeye çalışır. Bu his genellikle odanın ağırlığı, basıncı ya da durağanlığı şeklinde fark edilir. Ardından enerji avuç içlerinden dışarı doğru yayılıyormuş gibi hayal edilir. Bu enerji hava moleküllerine temas ediyormuş gibi hissedildiğinde ilk bağlantı kurulmuş olur.
Rüzgâr yaratma denemelerinin en önemli noktası hareketi zorlamamaktır. Enerjiyi itmeye çalışmak akışı bozar; bunun yerine kişi kendi enerjisini havanın titreşimine eklemeye çalışır. Bu, sanki hava hafifçe canlanıyormuş gibi bir his oluşturur. Zihin tek komutla yönlendirildiğinde, örneğin “es” gibi kısa bir niyet kullanıldığında, enerji dalgası bir akım gibi dışarı doğru yayılır. Bu akım doğru şekilde yoğunlaştırıldığında bir tüyün hafifçe oynaması, mum alevinin titremesi veya yüzeye çarpan ince bir hava dalgasının hissedilmesi mümkün olabilir.
Bu deneyim sırasında kişi genellikle avuç içlerinde belirgin bir sıcaklık, parmak uçlarında elektriklenme ya da etrafında basınç artışı hisseder. Bu hisler enerjinin harekete geçtiğinin işaretidir. Eğer zihin gereğinden fazla çaba gösterirse akış kesilir ve rüzgâr etkisi oluşmaz. Bu yüzden rüzgâr yaratma denemeleri, sadece güç değil aynı zamanda akışkanlık, sabır ve sezgisel hissiyat gerektirir. Havanın titreşimini fark etmek ve enerjiyi onunla aynı ritimde göndermek en etkili yöntemdir.
Telekinezi ile rüzgâr denemeleri zamanla zihnin hava elementine karşı duyarlılığını artırır. İlk denemelerde etki çok küçük olur; bazen yalnızca yüzün yanında hafif bir serinlik hissedilir. Düzenli çalışma devam ettikçe hava akımının yönünü değiştirmek, belli bir noktaya doğru yoğunlaştırmak veya hafif bir dalga hissi oluşturmak daha mümkün hâle gelir. Bu uygulamalar aerokinezi becerisini güçlendirir ve telekinetik enerji kontrolünü daha akıcı bir seviyeye taşır.