Sümmüm bükmüm duası, Kur’ân’da geçen “sümmun, bükmun, umyun” ifadesine dayanır. Bu sözler Bakara Suresi 18. ayette yer alır ve hakikati görmek istemeyen, işitmeyen, gerçeğe kalbini kapatan kimseleri anlatır:
“صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ”
“Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; (hakka) dönmezler.” (Bakara 2/18)
Bu ayet aslında bir dua değil, Kur’ân’ın hakikati inkâr edenlerin hâlini tarif eden bir ifadesidir. Ancak halk arasında “sümmüm bükmüm duası” diye bir kavram oluşmuştur. Bu genellikle:
✔ Kötü niyetli insanların şerrinden korunmak
✔ Fitne çıkaranların etkisiz kalmasını istemek
✔ Haksızlık yapanların kötülüğünün dokunmaması
✔ İnsanların diline düşmekten sakınmak
gibi niyetlerle okunur.
📌 Bu ifadeyi dua niyetiyle nasıl okumalı?
Kur’ân ayetleri tesir için değil, Allah’ın rahmetine sığınmak amacıyla okunmalıdır. Ayetin manası kötü insanlara örnek vererek uyardığı için, dua şöyle yapılabilir:
“Allah’ım! Kötü niyetli kimseleri bize zarar veremeyecek hâle getir. Onların fitnesini, sözlerini ve kötülüklerini engelle. Kalplerini doğruluğa yönelt, şerlerini bize dokundurma.”
Bu şekilde edebe uygun bir dua yapılmış olur.
📌 Caiz Olmayan Kullanımlar
Bazı kişiler bu ayeti:
❌ Birinin konuşmasını engellemek
❌ Birinin iradesini bozmak
❌ Birine zarar vermek
❌ Birine musallat olmak
gibi haram niyetlerle kullanmaya çalışır. Bu kesinlikle caiz değildir, günahtır ve Kur’ân’a saygısızlıktır. Bu ayet bir tılsım, büyü veya zarar metni değildir.
📌 Edebe Uygun Okunuş Şekli
Dua niyetiyle şu şekilde okunabilir:
“Bismillahirrahmanirrahim.
Allah’ım! Kötü sözlerden, kötü insanların şerrinden, iftiralardan ve fitnelerden bizi koru. Niyetleri bozuk olanlara karşı bizi muhafaza eyle.”
Ardından ayet okunur ve Fâtiha ile tamamlanır.