Fare duası, evlerde görülen bu küçük zararlılardan korunmak için kulun Allah’a sığınarak yaptığı bir niyazdır ve farelerle mücadelede asıl güç ve yardımın Allah’tan geldiğini bilerek okunur. Fare duası, hem zararı defetmek hem de evin bereketini, huzurunu ve manevi temizliğini korumak için yapılan bir yakarıştır. Âlimler, fare gibi haşerelerin çoğalmasını çoğu zaman evdeki gaflet, dikkatsizlik veya manevi zayıflıkla ilişkilendirmiş, bu sebeple dua ile birlikte temizliğe dikkat edilmesini de tavsiye etmiştir.
İslâm kaynaklarında zararlı hayvanların uzaklaşması için yapılan dua ve niyazlar arasında en çok aktarılanlardan biri şöyledir:
“Bismillâhillezî lâ yedurru measmihî şey’un fil ardı ve lâ fis semâi ve hüves semîul alîm.”
Bu dua, Allah’ın ismiyle korunmayı talep eder ve fare dâhil tüm zararlıların şerrinden emin olmak için okunur. Bununla birlikte, fare duası olarak evlerde şu ayet-i kerime de okunur:
“Rabbi e’ûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn. Ve e’ûzu bike rabbi en yahdurûn.”
Okunuşu:
“Rabbim! Şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Rabbim! Yakınımda bulunmalarından da Sana sığınırım.”
Farelerin çoğalması, âlimlere göre sadece fiziksel bir mesele değil, bazen manevi bir uyarı niteliği de taşıyabilir. Bu sebeple fare duası okuyan kimse, evde besmele ile hareket etmeyi, yemekleri açık bırakmamayı, geceleri çöpleri bekletmemeyi ve evin temizliğine dikkat etmeyi de ihmal etmemelidir. Fare duasının etkisi, kalbin ihlasıyla birleştiğinde daha güçlü hissedilir.
Ev halkının her gün besmele ile evden girip çıkması, Yasin veya Bakara suresinden ayetler okunması ve hane içinde Allah’ın adının anılması da bu zararlıların uzaklaşmasına bir vesiledir. Çünkü Peygamber Efendimiz evlerin manevi anlamda boş kalmasının çeşitli zararlılara davetiye çıkarabileceğini beyan etmiş, Kur’ân tilavetinin bu etkileri ortadan kaldıracağını bildirmiştir.
Fare duası okunduğunda, kul fiziksel tedbiri ihmal etmeden Rabbine sığınır ve hem evinin hem de kalbinin huzurunu Allah’ın korumasına emanet eder.