Ezkâr ve Deavat Külliyatı Duası, geçmiş âlimlerin zikir ve dua ilmini bir araya getirerek oluşturduğu büyük dua mecmualarında yer alan, kulun Allah’a tam teslimiyetle yönelmesini amaçlayan manevi bir yakarıştır. Bu dua, sabah-akşam korunma, gönül huzuru, nefis terbiyesi, sıkıntıların giderilmesi ve ilahî yardımın talep edilmesi gibi geniş bir manayı içinde taşır. Ezkâr ve Deavat geleneği, zikirlerin sadece tekrar edilen sözler değil; kulun hâlini Rabbine arz ettiği, kalbin saflaştığı ve niyetin düzeldiği bir manevi bağ olduğunu vurgular.
Bu külliyatta yer alan dualar içinde en çok bilinen ve okunması tavsiye edilen metinlerden biri şöyledir:
“Allah’ım! Beni zikrinle dirilt, kalbimi nurunla genişlet, üzerime rahmetini indir, beni Senin korumana sığınanlardan eyle. Nefsimdeki kötülüklerden, insanların şerrinden, görünür görünmez her türlü beladan Sana sığınırım. Bana doğruluk, sabır, huzur ve afiyet nasip eyle.”
Ayrıca Ezkâr ve Deavat Külliyatı’nda sıkça geçen kısa ama çok güçlü bir dua vardır:
“Rabbi innî leke muhtac, ve ileyke mültece, ve mağfiretine müstemirr.”
(Anlamı: Rabbim! Sana muhtacım, Sana sığınıyorum ve sürekli Senin bağışlamana yöneliyorum.)
Bu dua, kulun acziyetini kabul ettiği ve gücünü sadece Allah’tan beklediği en derin niyetlerden birini ifade eder. Külliyatın genel mantığı, kulun sabah-akşam okuduğu zikirler sayesinde nefsini arındırması, kalbini sakinleştirmesi ve Rabbine daha yakın hâle gelmesidir.
Ezkâr ve Deavat duası okunurken kişi sadece dilini değil, kalbini de duaya katmalı; Allah’tan yardım isterken teslimiyetini tam olarak göstermelidir. Bu dualar, insanın hem gündelik hayatında hem de zorluk zamanlarında ilahî korumayı talep etmesi için bir sığınak niteliği taşır. Bu yönüyle Ezkâr ve Deavat Külliyatı, manevi hayatını güçlendirmek isteyen müminler için güçlü bir dua hazinesidir.