Evliyalardan yardım isteme duası, kişinin Allah’ın veli kullarını vesile bilerek Rabbine yönelmesiyle yapılan bir niyazdır ve bu duanın özünde yalnızca Allah’tan isteme bilinci bulunur. “Evliya” kelimesi, Kur’ân’da “Allah’ın dostları” anlamında geçen, takvâ sahibi, kalbi temiz, O’nun rızasını her şeyin üzerinde tutan kimseleri ifade eder. Bu sebeple evliyalardan yardım isteme duası, onların ruhaniyetini vesile ederek yardımın gerçek sahibinin Allah olduğuna iman eden gönüllerin bir yakarışı şeklinde kabul edilir.
Evliyayı vesile kılmak, İslâm âlimlerinin üzerinde durduğu önemli bir kavramdır. Zira Kur’ân’da “Allah’a vesile arayın” buyruğu, müminlerin O’na yaklaşmak için salih amelleri, salih kulları ve duaları vesile edinmesini teşvik eder. Bu anlayışta evliya kullar, Allah katında makbul kimseler olduğu için onların hürmetine yapılan dua, kulun daha derin bir teslimiyetle Rabbine yönelmesini sağlar. Burada amaç evliyadan doğrudan bir güç talep etmek değil, onların Allah’a yakınlığına niyaz ederek rahmet kapılarının açılmasını dilemektir.
Bu duayı eden kimse, kalbini dünya meşgalelerinden arındırmalı, tevazu ile oturmalı ve gönlünden tam teslimiyetle geçirdiği dilekleri Allah’a arz etmelidir. Dualarda sıkça geçen “Ya Rabbi, şu velî kullarının hürmetine…” ifadesi, kulun Allah’ın seçkin kullarını bir vesile kabul ederek O’nun rahmetini istemesi demektir. Tarihte pek çok alim, evliyaya duyulan hürmetin duasının kabulüne vesile olacağını belirtmiş, bunun şirk değil; aksine Allah’a yönelişi güçlendiren bir teslimiyet olduğunu ifade etmiştir.
Bu duayı okumadan önce abdestli olmak, mümkünse iki rekât hâcet namazı kılmak, sağ el kalbe yakın tutulup içten bir yakarışla dua etmek âlimlerin tavsiye ettiği edep usullerindendir. Kul, dileğini Rabbinden isterken niyetini halis kılmalı, duayı sadece kabul için değil, O’na yakınlaşmak için bir vesile olarak görmelidir. Evliyaların ruhaniyetini anmak, onların Allah’a bağlılığını hatırlamak ve aynı sadakati kalpte canlı tutmak da duanın manevi etkisini artırır.
Bu niyazı eden mümin, Allah’ın veli kullarının hayatından ders alarak kendi iç dünyasını da güçlendirmeli, sabır, teslimiyet ve tevekkül gibi erdemleri artırmayı hedeflemelidir. Çünkü duanın hakikati, sözden ziyade kalbin hâliyle ortaya çıkar. Kul gönlünü temizlediğinde, vesileyi doğru anladığında ve yalnızca Allah’tan beklediğinde duasının bereketi daha derin hissedilir.