Bir ilişki sona erdiğinde duygular biter, iletişim biter, fiziksel yakınlık biter ama enerji aynı anda bitmez. Zihin, kalp ve aura ilişkiden geriye görünmez izler bırakır. Bu izlere telepatik enerji artıkları denir. Bunlar geçmişe ait duygu, düşünce ve hatıra titreşimlerinin enerji alanında bıraktığı kayıtlardır. İlişki uzun, yoğun veya duygusal olarak derinse bu artıkları tamamen silmek kolay değildir. Bu yüzden ilişkiler bittikten sonra bile “ona dair bir şey” hissetmek oldukça yaygındır.
Telepatik enerji artıklarının ilk belirtisi ani duygu dalgalarıdır. Bir anda eski partnerle ilgili özlem, öfke, merak, karışık duygular veya içsel bir çekilme hissi gelebilir. Bu duygular senin şu anki durumundan değil, eski ilişkinin enerji izinden kaynaklanır. Zihin o kişiye ait titreşimi hâlâ sakladığı için bu titreşim zaman zaman yüzeye çıkar.
Bir diğer belirti ani düşünce sıçramalarıdır. Eski partneri hiç beklemediğin anlarda düşünmek, bir anda onunla ilgili bir sahnenin gözünün önüne gelmesi, isminin içinden geçmesi veya bir anda kalbinin sıkışması telepatik artığın aktif hâle geldiğini gösterir. Bu durum bağın hâlâ açık olduğu anlamına gelmez, ancak enerji izinin henüz çözülmediğini gösterir.
Telepatik enerji artıkları çoğu zaman bedensel tepkilerle kendini gösterir. Kalp bölgesinde sıkışma, midede bir hareketlenme, ensede ani bir baskı, nefeste değişim veya sebepsiz yere gelen içsel bir boşluk hissi eski ilişkinin kayıtlı enerjisinin yeniden hareketlenmesidir. Bu hisler genelde kısa sürer ama etkisi nettir.
Bu artıkları tetikleyen şey çoğu zaman eşzamanlı enerji akışıdır. Eski partner de seni düşündüğünde, özlediğinde, merak ettiğinde veya duygusal bir an yaşadığında telepatik artık canlanır. Bu yüzden yıllar sonra bile bir anda eski partneri düşünmek rastlantı değildir. Enerji iki tarafta da yeniden harekete geçmiştir.
Telepatik enerji artıkları yalnızca duygusal değil, aurasal kayıt şeklinde de kalır. Aura, geçmiş ilişkilerin titreşimlerini taşır. Bu kayıt çözülmediğinde aura zaman zaman eski enerjiyi yüzeye çıkarır. Özellikle yalnız kaldığında, duygusal olarak boşlukta hissettiğinde veya enerjin düştüğünde bu eski titreşim daha belirgin hâle gelir.
Bazı durumlarda bu artıkları bırakan şey bitmemiş duygulardır. Söylenmemiş sözler, kapanmamış hesaplar, içe atılmış kırgınlıklar, yarım kalan duygular enerji alanında düğüm oluşturur. Bu düğüm çözülene kadar telepatik artıklar kendini gösterir. Bir ilişki resmen bitmiş olsa bile enerjisel olarak devam eden bu düğümler sürpriz şekilde hissedilmelere yol açar.
Telepatik artıkları güçlendiren bir diğer etken alışılmış frekans uyumudur. İki kişi uzun süre birbirinin enerjisine alıştığında, beyin dalgaları ve aura ritimleri belli bir uyum yakalar. Bu uyum bozulsa bile izi kalır. Eski partnerle aynı şarkıyı duymak, aynı kokuyu hissetmek, benzer bir cümle duymak bile bu enerji izini yeniden aktive eder.
Telepatik enerji artıkları zaman içinde zayıflayabilir ama kendiliğinden yok olmayabilir. Bunun nedeni enerjinin doğrusal değil, döngüsel olmasıdır. Bazen eski bir duygu dalgası geri gelir, bazen tamamen kaybolur. Bu döngü, enerji izinin çözülme sürecidir.
Bu artıkların tamamen silinebilmesi için zihin, kalp ve enerji alanının tam bir kapanış yaşaması gerekir. Bu kapanış gerçekleşmediğinde ilişki bitmiş olsa bile enerjisi bir süre daha görünmez şekilde yaşamaya devam eder. Biten ilişkilerde telepatik enerji artıkları zayıf bir bağdan çok, enerjinin hafızasının doğal bir parçasıdır. Enerji bir kez iz bıraktıysa, o iz silinene kadar içsel dalgalar zaman zaman kendini hatırlatır.