Astral çıkış başlamadan önce belirli sinyaller kendini gösterir. Bu sinyaller genelde çok hafif, kısa ve dikkat edilmediğinde kolayca kaçan işaretlerdir. Çıkışa hazırlanan zihin bu işaretleri tanımaya başladığında hem kontrol artar hem de deneyim çok daha stabil bir şekilde ilerler.
Astral sinyallerin en erken görüleni içsel sessizlikteki değişimdir. Zihin bir anda derinleşmiş gibi olur. Düşünceler aynı hızda gelmeye devam etse bile arka planda geniş bir boşluk hissi oluşur. Bu boşluk astral bilincin ilk katmanıdır ve genelde deneyimin kapısını açan işarettir.
Bir diğer sinyal vücutta dalga hissidir. Bu dalga fiziksel bir titreşim gibi değildir; daha çok içeriden gelen bir akış gibidir. Ayaklardan yukarı doğru çıkan bir sıcaklık, ellerde hafif karıncalanma veya göğüs bölgesinde genişleme hissi astral hattın aktifleştirdiği ilk titreşimlerdir.
Astral sinyallerin en bilinenlerinden biri de kulak çınlamasıdır. Normal çınlamadan farklı olarak bu ses daha ince frekanslıdır ve ritmik bir akış göstermez. Sanki başın içinde çok ince bir elektrik hattı çalışıyormuş gibi bir ses duyulur. Bu ses yükselmeye başladığında astral katmanla fiziksel katmanın ayrılma eşiği yakındır.
Bazı kişilerde sinyaller görüntü kıvılcımları şeklinde ortaya çıkar. Gözler kapalıyken karanlık yüzeyde hafif ışık patlamaları, şekil bozulmaları, dönen desenler ya da hareket eden gölgeler görülür. Bu görüntüler rüya başlangıcı değildir; astral görme duyusunun açılmaya başladığını gösterir.
Bir başka güçlü sinyal beden ağırlığının değişmesidir. Beden ya çok hafifler ya da çok ağırlaşır. Bu ağırlık değişimi fiziksel değil; tamamen astral bedenin ayrışmaya hazırlanmasından kaynaklanır. Hafiflik genelde yükselme yönlü çıkışı, ağırlık ise kayarak ayrılma yönlü çıkışı tetikler.
Enerji merkezlerinde oluşan baskı da bir sinyaldir. Özellikle alın bölgesinde hafif bir genişleme, göğüste sıkışma ile rahatlama arası bir geçiş, karın bölgesinde içsel bir çekilme hissi astral frekansların oturmaya başladığını gösterir. Bu hisler korkulacak şeyler değildir; astral bedenin hizalanmasıdır.
Zihinsel sinyaller de önemlidir. Bir anda odak keskinleşir. Sanki düşünceler netleşir, ortam karanlık olsa bile bilinç daha aydınlık hissedilir. Bu “uyanık farkındalık” astral bilinçle fiziksel bilinç arasındaki ince çizginin belirginleşmesidir.
Sinyallerin son aşaması yön hissidir. Hiçbir hareket yapmadan bir tarafa doğru çekilme, hafif dönme, kıpırdanma ya da kayma hissi gelir. Bu his geldiğinde astral çıkış başlamıştır. Yön hissi deneyimin ilk adımıdır ve genelde sadece birkaç saniyelik bir fırsat sunar.
Astral sinyaller fark edilmeye başlandıkça çıkış süreci çok daha kontrollü hâle gelir. Bu sinyaller, astral kapının açıldığını ve bilincin doğru frekansa geçtiğini gösteren doğal işaretlerdir. Zihin bu işaretleri tanıdıkça çıkış her seferinde daha hızlı, daha net ve daha kolay gerçekleşir.