Astral eşiğe girmek, bedenin uykuya yaklaşırken zihnin uyanık kaldığı o ince çizgiye ulaşmaktır. Bu çizgi ne tam uyanıklık ne de tam uyku hâlidir; ikisinin arasındaki kaygan bir bilinç seviyesidir. Astral çıkışın gerçek kapısı tam olarak bu noktada açılır.
Eşiğe yaklaşmanın en belirgin işareti zihnin derinleşmesidir. Düşünceler yavaşlar ama tamamen kaybolmaz. Arka planda geniş bir sessizlik oluşur. Bu sessizlik, astral bilincin devreye girmeye başladığını gösterir. Zihin burada hem farkındadır hem de bedenin uykuya geçmesine izin verir.
Astral eşik sırasında beden ağırlığı değişir. Beden fiziksel olarak hareket etmiyormuş gibi hissedilir ama bilincin içinde hafif bir salınım oluşur. Bu salınım astral bedenin fiziksel bedenden ayrılmak için hizalandığını gösterir. Çoğu kişi bu anı “boşluğa süzülme” gibi tarif eder.
Eşiğe girerken en sık yaşanan hissiyatlardan biri de içsel dalga hareketidir. Bazen hafif bir yukarı çekilme, bazen aşağı doğru bir batma hissi gelir. Bu hissiyat tamamen astral bedenin doğru frekansa oturduğunu gösteren doğal bir titreşim tepkisidir.
Görsel işaretler de eşiğin açıldığını gösterir. Gözler kapalıyken karanlık alanın içinde dönen desenler, titreşen ışıklar, kırılan hatlar veya beliren silik sahneler görünmeye başlar. Bu görüntüler rüyaya geçiş değil; astral görme duyusunun açılmaya başladığı sınırdır.
Astral eşiğe girmenin en kritik anı zihnin kararlı kalmasıdır. Zihin bu noktada “uyuyayım mı, çıkayım mı” diye kararsız kalırsa eşik kapanır. Fakat zihnin sakin ve izleyen bir tonda kalması eşikte kalmayı kolaylaştırır. Hiçbir şeyi zorlamamak, hiçbir düşünceyi ileri itmemek gerekir.
Eşik stabil olduğunda kulaklarda ince bir frekans belirir. Bu ses bazen elektriksel bir tını, bazen ince bir uğultu şeklindedir. Frekans yükselmeye başladığında astral kapı açılmış olur. Bu ses yoğunlaştıkça astral beden ayrılmak için hazır hale gelir.
Astral eşiğe girmek bir teknikten çok bir uyum hâlidir. Beden uykuya doğru iner, zihin yukarıda kalır ve iki katman birbirinden ayrılmadan önce kısa bir ortak alan oluşturur. Bu alan doğru şekilde yakalandığında, çıkış neredeyse kendiliğinden gerçekleşir.