Astral çıkışın ilk denemelerinde çoğu kişi aynı hataları yapar. Bu hatalar genelde farkında olmadan yapılır ve deneyimi ya yarıda keser ya da hiç başlamadan dağıtır. Çıkışı doğru yönetebilmek için bu hataların nasıl ortaya çıktığını ve astral yapıyı nasıl etkilediğini bilmek önemlidir.
Acemilerin yaptığı ilk hata titreşim evresini yanlış yorumlamaktır. Titreşimler başladığında beden ağırlaşır, kulak çınlaması artar, iç basınç hissi oluşur. Bu an çoğu kişiye tehlikeli gibi gelir ve panik başlar. Oysa bu, astral bedenin ayrılmaya hazır olduğu en kritik aşamadır. Panik, titreşimi düşürür ve çıkışı kapatır.
Bir diğer yaygın hata bedeni fiziksel olarak hareket ettirmeye çalışmaktır. Titreşimler yükseldiğinde kişi refleks olarak parmağını oynatmak, gözünü açmak veya nefesini değiştirmek ister. Bu küçük hareketler astral hattı keser. İlk evrelerde fiziksel beden tamamen bırakılmalıdır; en ufak kas tepkisi çıkışı bozar.
Acemilerin zorlandığı bir nokta da aşırı odaklanmadır. Çıkışı “zorla” gerçekleştirmeye çalışmak zihni kilitler. Astralde zorlamak çalışmaz; çünkü astral beden fiziksel mantıkla değil, zihinsel akışla hareket eder. Zorladıkça görüntüler dağılır ve deneyim geri döner.
Bir diğer hata zihinsel konuşmanın fazla olmasıdır. “Çıkıyor muyum? Oldu mu? Doğru gidiyor muyum?” gibi iç cümleler titreşimi bozar. Astral çıkışın ilk katmanı sessizlikle çalışır. Zihin ne kadar konuşursa, sahne o kadar bulanır.
Acemilerin sıklıkla yaşadığı hatalardan biri de yanlış beklentidir. Çıkışın film sahnesi gibi aniden gerçekleşmesini beklemek, gerçek deneyimi engeller. Astral çıkış çoğu zaman çok yumuşak bir kayma, sürüklenme veya titreşimle ayrılma şeklinde olur. Beklentiler ne kadar gerçek dışıysa, kişinin yaşadığı deneyimi fark etmesi o kadar zorlaşır.
Enerji yönetiminde yapılan önemli bir acemi hatası da acele etmektir. Titreşim daha yeni başlamışken kolu çekmeye çalışmak, bilinç yükselmeden bedeni ayırmaya çalışmak deneyimi koparır. Astral çıkış, doğru anda açılan bir kapı gibidir. Kapı tam açılmadan atlama isteği, deneyimi çökertir.
Bazı kişiler çıkış anında korkuyu bastırmaya çalışmak yerine onunla savaşır. Korkuyla savaşmak enerji düşürür. Oysa korku, çıkış sırasında kısa bir gölge gibi belirir ve kabul edildiğinde geçer. Korkuyla mücadele etmek astral alanı bulanıklaştırır.
Acemilerin sık düştüğü bir diğer hata ortamı kontrol etmeye çalışmaktır. Çevre netleşir netleşmez değiştirmeye, yön vermeye veya hızlıca bir yere gitmeye çalışmak astral bedenin stabil olmasını engeller. İlk aşamalarda sahneyi izlemek, sabit kalmak ve ortamın kendi kendine oturmasına izin vermek gerekir.
Astral çıkışta yapılan acemi hatalarının temeli aslında aynıdır: fiziksel mantıkla hareket etmek. Astral beden, fiziksel bedenin kurallarına değil, zihnin açıklığına ve enerji akışına göre çalışır. Bunu fark eden herkes için çıkış daha kolay, daha net ve daha stabil hale gelir.