Astral çıkış başlamadan hemen önce beden ve zihin arasında çok belirgin bir ayrışma ortaya çıkar. Bu ayrışma fiziksel duyuların geri çekildiği, zihinsel farkındalığın ise keskinleştiği özel bir eşiktir. Kişi uykuya dalıyor gibi hisseder ama bilinci tamamen açıktır. Bu durumda fark edilen ilk belirti, bedenin ağırlaşmasıdır. Kollar ve bacaklar sanki varlıklarını kaybediyormuş gibi bir hissizlik oluşturur. Bu his kasların tamamen gevşemesinden değil, astral bedenin fizikten ayrılmaya başlamasından kaynaklanır.
Astral çıkışın en güçlü belirtilerinden biri titreşim artışıdır. Tüm bedeni kaplayan elektriksel dalgalar, kulaklarda yoğun bir uğultu veya içsel bir motor sesi bu aşamada doğal olarak ortaya çıkar. Titreşimler ne kadar yükselirse astral beden fiziksel bedenden o kadar uzaklaşır. Bu durum çoğu kişiyi şaşırtır çünkü titreşimler ilk deneyimlerde çok güçlü ve baskın olabilir. Fakat aslında bu titreşim, astral bedenin enerji frekansına geçiş yaptığının işaretidir.
Bir diğer belirti, bilinçte ani bir açıklık oluşmasıdır. Kişi gözleri kapalıyken bile çevredeki enerjiyi, alanı veya odanın atmosferini daha net hisseder. Normal uykuda bu farkındalık kaybolur fakat astral çıkışta tam tersine artar. Zihin, fiziksel duyuların kapanmasını fırsat bilerek başka bir katmana odaklanır. Bu nedenle kişi düşüncelerinin daha derinleştiğini ve zihinsel bir genişleme yaşadığını hisseder.
Astral çıkış belirtileri arasında en yaygın olanlardan biri de kulak çınlamasıdır. Bu çınlama bazen ince bir frekans, bazen de yüksek bir vızıltı şeklinde olur. Çınlamanın artması, astral bedenin titreşim seviyesini yükseltmesiyle ilgilidir. Birçok kişi bu sesi rahatsız edici bulsa da aslında çıkışın en doğal işaretlerinden biridir. Ses yükseldikçe ayrılma eşiği yaklaşır.
Göğüs bölgesinde baskı hissi de astral çıkışın sık görülen belirtilerindendir. Bu baskı nefes darlığı gibi değildir. Daha çok enerji yoğunlaşmasının merkezde toplandığı hissi oluşur. Astral beden bu bölgeden ayrılırken enerji akışı yoğunlaştığı için kişi içsel bir basınç algılayabilir. Bu durum fiziksel beden için herhangi bir tehlike içermez. Sadece enerjisel geçiş sırasında oluşan bir yoğunluktur.
Bazı kişiler astral çıkış belirtilerini görsel imgelerle fark eder. Gözler kapalı olmasına rağmen ışık patlamaları, hareket eden gölgeler, renk geçişleri veya kısa görüntüler belirir. Bu görüntüler astral duyuların açılmaya başladığının işaretidir. Fiziksel gözler devre dışı kaldığında astral görme yavaş yavaş devreye girer. Görseller net olmasa bile astral çıkışa çok yaklaşıldığını gösterir.
Astral çıkışın ilerleyen aşamalarında kişi bedenden kopma hissi yaşar. Bu his bazen yukarı doğru çekilme, bazen yana doğru kayma bazen de tüm bedenin boşluğa düşüyormuş gibi hafiflemesi şeklindedir. Bu kopma hissi astral bedenin fiziksel bedenden ayrılma anına en yakın belirtilerden biridir. Kişi bu anda fiziksel beden üzerinde kontrol kurmaya çalışırsa süreç bozulur. Fakat hissi takip ettiğinde ayrılma hızlı şekilde gerçekleşir.
Bir diğer belirti “dışarıdan kendini duyma” olarak tanımlanabilir. Kişi nefesini, kalp atışını veya oda sessizliğini fiziksel kulaklarıyla değil astral duyularıyla algılar. Sesler daha derin, daha yankılı veya daha geniş bir alandan geliyormuş gibi hissedilebilir. Bu durum bilincin astral düzleme geçmek üzere olduğunu gösterir.
Bazı kişiler astral çıkış belirtilerini bedende çiftlik hissiyle tanımlar. Yani fiziksel beden yatarken kişi aynı anda ikinci bir beden hisseder. Bu ikinci beden hareket etmeye çalıştığında hafif kayma veya titreşim oluşur. Bu his astral bedenin fiziksel bedenin hemen üzerinde süzülmeye başladığı aşamadır. Kişi bu çiftlik hissini kabul ettiğinde ayrılma çok daha kolay olur.
Astral çıkışın en önemli işaretlerinden biri zamansızlık hissidir. Kişi birkaç saniyenin birkaç dakikaya dönüştüğünü veya zamanın tamamen durduğunu hisseder. Bu durum bilincin fiziksel algıdan ayrıldığının kesin göstergesidir. Çünkü zaman algısı fiziksel duyulara bağlıdır. Duyular devre dışı kaldığında zaman genişler.
Tüm bu belirtiler, astral çıkış sürecinin doğal parçalarıdır. Her kişide yoğunluğu, sırası ve şekli farklı olabilir. Fakat ortak nokta şudur: Zihin uyanık, beden hareketsiz ve bilinç başka bir katmana odaklanmış hâle gelir. Bu eşik fark edildiğinde astral çıkışın kapısı açılır.