Astral bedenin fiziksel bedenden ayrıldığı ilk anda yaşanan çekilme hissi, astral projeksiyonun en karakteristik ve en güçlü belirtilerinden biridir. Bu his genellikle kısa sürer, fakat yoğunluğu nedeniyle birçok kişi bunu ya korkuyla karıştırır ya da yanlış yorumlar. Oysa çekilme hissi tamamen doğal bir geçiştir; astral bedenin fiziksel titreşimden ayrılıp kendi frekansına geçmeye başlamasının enerjisel karşılığıdır.
Bu hissin temel sebebi, iki farklı bilinç frekansının aynı anda çalışmasıdır. Fiziksel beden düşük titreşimde, astral beden ise daha yüksek bir titreşimde bulunur. Ayrılma anında bu iki frekans birbirinden kopmaya başlar ve bilinç bu kopuşu çekilme veya geriye doğru sürüklenme olarak algılar. Bu fiziksel bir hareket değildir; tamamen frekans ayrışmasının duyusal yansımasıdır.
Çekilme hissi genellikle şu şekillerde ortaya çıkar:
- Sanki biri seni arkadan hafifçe çekiyormuş gibi
- Göğüs veya karın bölgesinden hafif bir boşluğa doğru çekilme
- Bedenin içinden geriye kayma hissi
- Düşmenin tersine, yukarı değil içeri doğru çekiliyormuş gibi
- Enerjinin hızla geri doğru akması
Bu hissin yoğun olmasının bir nedeni, astral ayrılmanın enerji alanındaki ani değişimle gerçekleşmesidir. Astral beden fiziksel bedenden uzaklaşırken enerji merkezleri –özellikle solar pleksus ve göğüs önündeki merkez– bir anda genişlemeye başlar. Bu genişleme bilinç tarafından içsel bir “çekilme dalgası” olarak hissedilir.
Çekilme hissinin güçlü olmasının bir başka nedeni de zihnin bu frekansa alışık olmamasıdır. Normal uyku hâlinde bilinç kapalı olduğu için bu ayrılma hissedilmez. Ancak astral çıkış sırasında bilinç açık kalır ve tüm geçişi canlı biçimde algılar. Bu yüzden çekilme hissi bazen ani, hızlı ve beklenmedik bir dalga gibi gelir.
Bu hissi yaşayan kişilerin çoğu ilk anda:
- “Bedenime geri mi çekiliyorum?”
- “Kontrolü kaybediyorum gibi hissettim.”
- “Sanki biri beni içime doğru çekti.”
gibi yorumlar yapar. Oysa aslında olan şey, astral bedenin fiziksel beden sınırından ayrılma hazırlığıdır.
Çekilme hissi genellikle üç aşamada gerçekleşir:
1. Bedenin ağırlığının kaybolması
Kaslar tamamen gevşediğinde fiziksel sınırlar çözülür. Bu aşamada beden ağır değil, boşlukta gibi hissedilir.
2. Enerji merkezlerinin genişlemesi
Göğüs, karın, alın bölgesi ve ellerde hafif elektriklenme başlar. Bu genişleme çekilmenin ilk işaretidir.
3. Astral bedenin içe kıvrılması gibi hissedilen ani dalga
Asıl çekilme budur. Saniyeden daha kısa sürer ve hemen ardından kayma, yükselme veya titreşim evresi gelir.
Bu his tehlikeli değildir. Bilinç, iki beden arasındaki ayrılmayı duyusal bir çekilme olarak yorumlar. Bu hissin ardından çoğu kişi ya astral titreşim evresine geçer ya da direkt kayma–yükselme hissini yaşar.
Çekilme hissini yaşayan bazı kişiler farkında olmadan süreci keser. Bunun nedeni:
- Korku
- Aşırı bilinçlilik
- Heyecan
- “Ne oluyor?” diye düşünme refleksi
Bu refleksler bilinci fiziksel frekansa geri çeker ve ayrılma yarıda kalır.
Bu hisle karşılaşıldığında yapılması gereken en doğru şey sakince akışa bırakmaktır. Çekilme hissi birkaç saniyeyi bile bulmaz. Zihni rahatlattığında çekilme hemen ardından kayma ve yükselme hissine dönüşür.
Astral beden ayrılırken yaşanan çekilme hissi aslında bir sorun değil, çıkışın kapısıdır. Bu dalga ne kadar doğal karşılanırsa astral ayrılma o kadar hızlı ve akıcı gerçekleşir. Bu his, astral projeksiyonun başladığının en güçlü ve en net işaretlerinden biridir.